Avrupa’da Ağustos Ayında Enflasyon

Avrupa Birliği’nde Ağustos Ayı Enflasyonu

Avrupa Birliği’nde iki doz aşılı nüfusun toplam nüfusa oranının yüzde altmışı geçmesi (Politico, 2021) ile ekonomik aktivitede artış gözlendi: Tüketici harcamaları Temmuz ayında, aynı yılın Nisan ayına göre yüzde üç, önceki yılın Temmuz ayına göre ise yüzde on iki arttı. (Trading Economics, 2021). Bu harcamalar fiyatlara da yansıdı ve bu yılın Ağustos ayında Avrupa Birliği’nde enflasyon yüzde üç olarak ölçüldü. Bu enflasyonun yüzde 15.4’ünün enerji, 1.6’sının sanayı, 2’sinin gıda ve 1.1’inin hizmet fiyatlarındaki artıştan kaynaklandığı açıklandı. Enerji ve gıda fiyatlarını dikkate almadan ölçülen çekirdek enflasyon ise yüzde 1.6 olarak açıklandı. Bu enflasyonun kaynağı olarak önceki yılın baz etkisi, Almanya’daki KDV indiriminin geri çevrilmesi ve petrol fiyatlarındaki artış belirtildi (ECBa, 2021).

Enflasyondaki Artışın Nedenleri

Avrupa’da bu yıl Ağustos ayında 2011 yılının Kasım ayından beri (DWa, 2021), Almanya’da ise 2008’den beri ölçülen en yüksek enflasyon (DWb, 2021) açıklandı. Enflasyonun yakın zamanda benzeri görülmemiş düzeylere ulaşmasının uzun dönemli sebepleri mevcut: Örneğin Almanya dışındaki Avrupa ülkelerinde, 2008 ekonomik krizi sonrası işsizlik oranları kriz öncesi dönemin altına hala inebilmiş değil (ECBb, 2021). Bu yüksek işsizlik tüketilebilir gelirin düşmesine ve düşük tüketime sebep oluyor. Tüketimin düşmesi sonucunda karlılığı azalan ve maliyetleri artan üreticiler ise, kimi sektörlerde tüketimi daha da düşürmemek için fiyatlarını arttırmıyor, bu da Avrupa’da enflasyonun yükselmesinin önüne geçiyor.

Aynı zamanda COVID pandemisinin harcanabilir geliri düşürmesi ile tüketici harcamalarını düşürmesi, enflasyonun artmasını engelleyen etmenlerden biriydi. Girişte de belirtildiği üzere aşılanma oranlarının artması ve geçen yıl ertelenen tüketimin bu yıl gerçekleşmesi ile tüketici harcamalarının artması, enflasyonu yükselten etmenler arasında (bu etkiye ”baz etkisi” diyoruz). COVID dönemi boyunca Euro bölgesinde biriken fazladan 500 milyar Euro’luk tasarruf, yani yıllık harcanabilir gelirin yaklaşık yüzde yedisi, bu dönemki tüketime yansıyarak fiyatları arttırmış olabilir.

Enflasyondaki bu güçlüartışa rağmen Avrupa Merkez Bankası yakın zamanda bir para politikası değişikliğine gitmeyecek gibi görünüyor. Avrupa Merkez Bankası Başkanı Lagarde bir basın toplantısında enflasyonun bu sonbaharda artmaya devam etmesini beklediğini fakat enerji fiyatlarındaki artışın, KDV indiriminin sonlanmasının ve ertelenmiş tüketimin etkilerinin 2022 yılında azalacağını beklediğini belirtti. Avrupa Merkez Bankası öngörülerine göre 2021 yılında enflasyon yıllık yüzde 2.2, 2022 yılında yüzde 1.7 ve 2023 yılında yüzde 1.5 olarak ölçülecek. Gıda ve enerji harcamaları dışındaki enflasyonun ise 2021 yılında yıllık yüzde 1.3, 2022 yılında yüzde 1.4 ve 2023’te 1.5 olarak ölçüleceği öngörülüyor (ECBa, 2021).

Avrupa Ekonomisini Ne Bekliyor?

Para politikası tarafındaki bu iyimserliğe rağmen Avrupa ekonomisini kimi sorunlar bekliyor. Lagarde aynı basın açıklamasında şirketlerin üretim girdileri konusunda, özellikle yarıiletkenler konusunda darboğazda olduklarını belirtti. Bu darboğazın fiyatlara ne kadar uzun bir süre yansıyacağı veya yansımayacağı ̧simdilik meçhul: Darboğazın uzun sürmesi durumunda fiyatlardaki yükseklik sürekli olabilir. Avrupa ekonomisini bekleyen başka bir sorun ise enflasyondaki bu belirsizliğin ”ikinci derece” etkisi (ECBa, 2021): Enflasyonun beklenenden daha kalıcı olması, sonbahardaki ücret pazarlıkları sırasında enflasyon zammının yükselmesine, bu da enflasyon öngörülerinin bozulmasına sebep olabilir.

Avrupa’da İklim Krizi ve Fiyatlar

Avrupa Birliği’nde enflasyonun seyrini etkileyen tarihsel, pandemiyle ilgili ve arz taraflı etmenlerin yanında kimi küresel etmenler de var: Son zamanlarda gerek Avrupa Merkez Bankası’nın gerek bilim insanlarının üzerinde durduğu bir konu iklim krizinin fiyatlara etkisi. Avrupa Merkez Bankası, içinde bulunduğumuz yılın Temmuz ayında yayınladığı a çıklamada, iklim krizi ile mücadele için metodolojik kapasitesini arttıracağgını, teminat ve varlık alımlarında çevre standartları konusunda şirketlerin veri şeffaflığına önem vereceğini, Eurosystem bilançosuna iklim krizi kaynaklı stres testleri yapacağını ve ”yeşil bono” alımlarını arttıracağını belirtti (ECBc, 2021). İçinde bulunduğumuz ay yayınlanan bir araştırma, Avrupa Merkez Bankası’nın bu tedbirlerinde haklı olduğunu gösteriyor: Bu araştırmaya göre Avrupa çapında bir inceleme yapıldığında, doğal afetlerin enflasyona etkisi, afetten sonraki sekiz ay boyunca fiyatları arttırıyor (Dafermos et al., 2021). Bu pozitif etki çekirdek enflasyon ve gıda enflasyonu için de geçerli: Doğa olayının olduğu ay ve sonrasındaki ay gıda enflasyonunda, özellikle sebze ve meyve fiyatlarındaki artıştan kaynaklanan güçlü bir artış gözleniyor. Avrupa Merkez Bankası, son yılların en yüksek enflasyonunun ölçüldüğü ve fiyat belirsizliklerinin bulunduğu bu dönemde, iklim krizi kaynaklı fiyat etkilerine de araştırmakla doğru bir iş yapıyor gibi görünüyor.

Leave A Reply